Michigan milletvekili Rasgida Tlaib ile birlikte ABD Kongresi’ne seçilen Müslüman iki kadından biri olan İlhan Omar, Başkan Trump’ın ve ırkçı saldırıların hedefinde. Ocak ayında görevine başlayan ve Amerikan Kongresi’nde Minnesota’nın beşinci bölgesini temsil eden 37 yaşındaki Demokrat Parti milletvekili Omar cumhuriyetçi rakibi Jennifer Zielinsk karşısında oyların yüzde 78’ini almıştı.

Somali doğumlu olan Omar’ın zaferi sembolik olarak nitelendiriliyor çünkü bu zafer sadece bir Müslüman kadın olarak değil, mülteci kampından ABD Kongresi’ne gidebilen bir göçmen olarak da ABD’nin bugün yaşadığı sorunlar çerçevesinde anlam kazanıyor. Analistlere göre Omar ve Tlaib’in Kongre’ye girmesi azınlık grupların ve ilerici siyasetin ülke siyasetinde etkili olmaya başladığının da göstergesi.

SOMALİ’DEN MİNNESOTA’YA

Somali’deki savaştan sekiz yaşında ailesiyle birlikte kaçarak on iki yaşında ABD’ye gelmiş İlhan Omar. Ancak ABD’ye varmadan önce dört yıl boyunca bugün Dabaab mülteci kampı olarak bilinen Kenya’daki bir kampta kalmış. Dabaad mülteci kampının o dönemdeki koşulları özellikle kadınlar için son derece elverişsiz olarak hatırlanıyor.

1995’te Virginia eyaletine vardığında öncelikle ailesiyle birlikte Arlington bölgesine yerleşmişler. Omar ABD’ye ilk geldiklerinde sadece “Merhaba” (Hello) ve “Sus” (Shut Up) kelimelerini biliyormuş. Daha sonra 1997’de bugün temsil ettiği Minnesota eyaletinin başkenti Minneapolis’e taşınmışlar. North Dakota Eyalet Üniversitesi’nden mezun olan İlhan Omar, hemen siyasi kariyerine başlamış. Minnesota Üniversitesi’nde çalıştıktan sonra, 2016 yılında eyalet meclisine girmeyi başarmış ve ülkedeki ilk Somali asıllı Amerikalı kanun yapıcı olmuş.

Siyasete atılmadan önce sosyal organizasyonlarda, yerli insan hakları kurumlarında da çalışan Omar’ı mülteci kampındaki komşuları sürekli gülümseyen utangaç biri olarak anımsıyorlar ve çiçeği burnunda milletvekilinin kahramanları olduklarını söylüyorlar.

İLERİCİ POLİTİKALARI DESTEKLİYOR

Omar, kampanya öncesi ve kampanya sürecinde Demokrat partinin ilerici politikalarını, özellikle Medicare sağlık sigortası, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) kurumunun kaldırılması, öğrenci borçlarının affedilmesi ve suçluların yaşam koşullarında iyileştirme yapılması gibi konularda destekledi. Omar aynı zamanda Irak Savaşı’na karşı olmasıyla da tanınıyordu.

Seçim sonrası yaptığı açıklamada, “Minnesota’da sadece göçmenlere kucak açmıyoruz, aynı zamanda onları Kongre’ye de gönderiyoruz” diyen İlhan Omar, Washington’da “korku ve bölünme retoriğini” önlemeye çalışacağını söyledi.

HEP HEDEFTE OLDU

İlhan Omar, siyasi hayatı boyunca özellikle aşırı sağcıların hep hedefinde oldu. Müslüman sterotipine tam olarak uymadığı ve “monolitik” bir Müslüman sayılamayacağı savunuldu.

Omar siyasi hayatının henüz başlarında İsrail’in Filistin’deki eylemlerini eleştirdiği için ABD’deki bazı sağ görüşlü analistlerce antisemitizmle de suçlanıyordu. Bu iddiaları her fırsatta reddeden Omar, bu yıl kampanyası sırasında bölgedeki durum konusundaki pozisyonuna da açıklık getirdi ve iki devletli bir çözüm için Yahudilerin bölgedeki haklı varlıklarının tanınması gerektiğinin altını çizdi.

Geçtiğimiz hafta yapılan seçimlerde, ABD’deki Somalili nüfusun en çok olduğu Minnesota eyaletinin tarihindeki en yüksek seçmen katılımlarından biri de gerçekleşti. Omar’ın bölgesi olan beşinci bölgede de katılım yüksekti.

2018 yılında Norah Shapiro tarafından çekilen Time for İlhan adlı bir belgesel Omar’ın kampanya sürecini konu aldı ve film festivallerinde kendine yer buldu.