Almanya’nın Hamm kentinde “Fotoğraflar kelimelerden fazlasını söylüyor” başlığı ile açılan sergide mültecilerin geçiş rotasındaki insan öyküleri yer alıyor. Serginin açış programına farklı kurumlardan çok sayıda kişi katıldı.

Foto muhabiri Selahattin Sevi’nin 2014 yılından itibaren çalıştığı projeden seçilen fotoğraflarda Türkiye kıyılarından Yunanistan’a ve Avrupa’ya uzanan güzergahta çekilen 30 kare sergileniyor. Kültürlerarası Hafta 2019 etkinlikleri çerçevesindeki sanat, kültür ve edebiyat günlerine Türkiye’den yazar Aslı Erdoğan da katılıyor. Mültecilerle ilgili fotoğraflar ise savaşlardan, katliamlardan, baskılardan ve yoksulluktan kaçan insanların barış özlemine ayna tutuyor. Aileleri ile birlikte yaşadıkları toprakları terketmek zorunda kalan insanların umuda yolculuğundan çarpıcı kesitler yansıtılıyor.

Türkiye üzerinden yola çıkan mülteciler, sırasıyla Yunanistan, Makedonya, Sırbistan, Macaristan, Hırvatistan ve Slovenya yolunu izleyerek gelmek istedikleri Avusturya ve Almanya’ya ulaştıklarını belirten foto muhabiri Selahattin Sevi, “Bu insanlar bıraktıkları dünyadan edindikleri değerlerle çağdaş dünyanın değerlerini buluşturdular. Şimdi Suriyeliler, Iraklılar, Afganistanlılar, İranlılar, Afrikalılar… Hatta Kürtler ve Türkler daha barışçıl, insan haklarını ve demokrasiyi içselleştirmiş bir evrenin parçası oldukları için umutlular.” ifadelerini kullandı. Sevi, “Türkiye’nin güneybatısından İstanbul’a, Ege kıyılarından Balkanlara ve Avrupa’ya onların zorlu yolculuklarına eşlik ettim. Geldikleri yeni ülkelerinde onların hayata tutunma mücadelesine tanıklık ettim” dedi.

Festival paydaşlarından IDEBI adına bir konuşma yapan yazar Muhammet Mertek de Alman devletinin kurumsal alanlarda göçmenlere elinden gelen her türlü yardımı yaptığını, ancak bazı kesimlerce göçmen meselesinin olduğundan fazla dramatize edildiğini belirterek, tartışmaların genelde dış kimlik üzerinden yürütüldüğünü, ancak bunun göçmenlerin iç kimliğinde olumsuz sonuçlar doğurduğu tespitinde bulundu. Mertek şunları söyledi: “Problemlerin sadece göçmenlik kavramına indirgenerek yapılan tartışmalar, bu ülkeye karşı aidiyet duygusu oluşmasına engel olabilir. Göçmenler her şeyden önce insan. Bu insanların kültürel değerleri ve duygularını da hesaba katmak gerek. Suça bulaşanlar olursa, o problemleri de kamuoyunda onları tehlikeli ve tehdit unsuru şeklinde algılaya yol açmadan hukuk devletinin gerekleri içinde çözmek yerinde olur. Çünkü onların tehlikeli gösterilmesi, korku politikalarıyla sadece aşırı sağcıların işine yarıyor.”

Etkinlikleri üzenleyen Hamm Şehir Kütüphanesi Müdürü Jens Boyer ise fotoğraf sergisinin festivale önemli bir katkıda bulunduğunu söyleyerek, “Umarım Almanya’da yaşayan mültecilerin yeni hayatlarıyla ilgili de projeler yapılır” dedi.

İslam ve Demokratik Eğitim Enstitüsü (IDEBI e.V.) tarafından desteklenen sergi, 29 Eylül’e kadar her cuma, 16.00 – 20.00, cumartesi ve pazar günleri ise 11.00 – 16.00 saatleri arasında Hamm Stadthaus-Galerie’de ücretsiz olarak gezilebilecek.

1975 yılından beri Almanya genelinde her sonbahar döneminde yapılan Kültürlerarası etkinlik haftası (Interkulturelle Woche) bu yıl 500 ayrı şehirde 5 binden fazla programla sürecek.  Kentteki etkinlikler Hamm Şehir Kütüphanesinin himayesinde gerçekleştiriliyor.