FOTOĞRAFLAR: SELAHATTİN SEVİ

Yunanistan’ın en büyük mülteci kampı, Midilli adasındaki Moria eski bir askeri üstte bulunuyor. Şu an kampta 9 bin kişi yani kapasitenin üç katı nüfus var.

Reuters haber ajansı bölgeden hava görüntüsü toplayarak kampın etrafındaki zeytinliklerdeki düzinelerce çadırı da belirledi. Bu çadırlarda çoğu Afgan olan mültecilerin zor şartlar altında yaşadığı belirtiliyor. Görüntülerde çocuklar çamurlu yüzleriyle çöplerde oynuyor, kadınlar kirli sularda çamaşır yıkıyor. Afgan bir mülteci olan Ali’ye göre çocuklar gece tuvalete bile gidemiyor, çünkü hava çok karanlık ve elektrik yok.

Yunanistan 2 bin mülteciyi ayın sonuna kadar adadan ülkeye taşıyacağını duyurdu. Ülkede mülteci sorunu iç politikayı da etkiliyor. Yerel bir vali eğer çöpler temizlenmezse Moria’yı kapatacağını söyledi.

‘ADA HAPİSHANE’

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın (MSF) Midilli projesinde çalışan bir klinik psikolog olan Dr. Alessandro Barberio’nun yazdığı açık mektup adadaki yaşam koşullarını gün yüzüne çıkarıyor. Midilli’de yaşananların bir “acil durum” teşkil ettiğini belirten Barberio, “Hiç bu kadar çok insanın bir arada ruh sağlığı sorunu yaşadığını görmemiştim” ifadesini kullanıyor. Buna göre, hem ülkelerinde hem ülkelerinden kaçarken yolculuk boyunca büyük bir travma yaşayan mültecilerin ruh sağlıkları adada karşılaştıkları yaşam koşulları nedeniyle daha da bozuluyor. Barberio Midilli’yi bir “ada hapishane” olarak tanımlıyor.

10 YAŞINDAKİ ÇOCUKLAR İNTİHARA KALKIŞIYOR

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın bildirdiğine göre Midilli’de özellikle çocuk mültecilerin kendilerine zarar verme ve intiharı düşünme oranı artış gösteriyor. Geçtiğimiz hafta BBC, 10 yaşındaki çocukların intihara kalkıştığını bildirdi. Tıbbi bakıma ulaşmak da adada gittikçe zorlaşıyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın AB’ye ve diğer ülkelere yaptığı çağrılara henüz karşılık gelmedi. MSF yaşananlardan AB’yi ve Yunan yönetimini sorumlu tutuyor.

Öte yandan adaya her gün Türkiye yoluyla mülteci gelmeye devam ediyor ve adanın nüfusu gittikçe çoğalıyor. Artan nüfus aynı zamanda şartların da daha da kötüleşmesi anlamına geliyor.

190 KİŞİ AYNI TUVALETİ KULLANIYOR

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın dışında 19 sivil toplum örgütü de bir bildiri yayımlayarak şartların düzelmesi için yetkilileri göreve çağırdı. Geçtiğimiz hafta yayımlanan bildiride Midilli adasında binlerce insanın sıkışıp kaldığına dikkat çekildi. Bildiride adadaki şartlar “utanç verici” olarak tanımlandı.

Midilli’de insan hakları ihlallerinin de yaşandığı, polisin şiddet kullandığı adadan gelen haberler arasında. Adadaki yaşam şartları Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) belirlediği şartların çoğuna uymuyor. Gözlemcilerin bildirdiğine göre adada 190 mülteci aynı kirli tuvaleti kullanmak zorunda.

AB FONU NEREYE GİTTİ?

Yunan hükümeti ise mültecilerin daha iyi şartları hak ettiğini kabul ederken sorunun maddi imkânsızlıklar olduğunu söylüyor. Öte yandan AB krizi çözmek için 2015’ten bu yana 1.6 milyar avroluk bir bütçe ayırmıştı. Devletlerin ayırdığı yardımlar ve yardımseverlerin katılımıyla bu bütçenin daha da fazla olduğu da biliniyor. Sadece AB fonu Yunanistan’daki her mülteci için 7000 avro verildiği anlamına geliyor.

BM rakamlarına göre Yunanistan’a gelen mültecilerin yüzde 41’ini Suriyeliler, yüzde 20’sini Afganlar, yüzde 15’ini Iraklılar, yüzde 6’sını Kongolular, yüzde 18’ini ise diğer ülkelerden gelen mülteciler oluşturuyor.

Bu yazı ilk kez Eylül 2018’de yayımlanmıştır.